vampire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vampire etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

cirque du freak the vampire's assistant

15.2.10



demin izledim bu filmi, çok beğendim.taze taze sözlüğe yazıyim dedim.oyuncularından konusuna kadar herşey güzeldi.pek derin bir film değil, eğlencelik bir film.tek kötü yanı konunun biraz agır ilerlemesi.daha sonradan ögrendim ki 12 kitaplık bir serinin ilk filmiymiş.bunun gibi 11 tane daha film çekseler tadından yenmez valla.filmde step brothers'dan tanıdığımız john c. reilly ve sakallı salma hayek'e kadar tanıdık simalar vardı.

lenyo


darren shan'ın kitabından uyarlanan the vampire's assistant, muhtemelen serinin diğer kitapları ile devam edecek... yaratılan özen dolu atmosfer, lezzetli oyunculuklar ve merak uyandıran hoş bir senaryoya sahip film her an bir komedi filmine dönüşecekmiş gibi durarak ve ama bunu asla yapmayarak bambaşka bir işe imza atıyor... bir freak show esnasında gerçek bir vampirle tanışan ve türlü sebeplerden yarı vampir olmayı kabul etmek durumunda kalan darren, kendini bir anda iyi ve kötünün savaşının ortasında bulur... john c. reilly, ken watanabe, salma hayek ve willem dafoe gibi birçok tecrübeli oyuncunun da omuz verdiği film türün meraklıları için popcorn mahiyetinde...
sakuissaku

daybreakers

4.2.10


izledim ve diyebilirim ki, 2010 için süper bir cyberpunk/vampire başlangıcı. willem dafoe'nun rolü az olsa da usta iyi oynuyor, ethan hawke ise doğuştan vampir.

--- spoiler ---

filmdeki vampir uygarlığının çok ayrıntılı düşünülmüş olması, günlük yaşamın vampirler için kolaylaştırılmış versiyonunu görmek çok hoş, ölümsüzlük var fakat üremek yok anladığım kadarıyla. bunun yanında yeniden insan olma durumunu iyi kotarmışlar (vücudu soğuk tutarak güneş ışığıyla yakma fikrini daha önce kullanan var mı bilmiyorum bence çok zekice) vampir klişelerini zekice kullanmışlar, ah bir de elvis sonda firebird kullanınca süper olmuş bence. film 90 dakika yerine 150 dakika olsaymış da biz de bu güzel evrene doysaymışız keşke.

--- spoiler ---

true blood season 2 campaign

21.10.09




dracula istanbul'da

27.6.09


kanımca o zaman ki imkanlara göre aşmış bir film sayılabilir. hatta dönemin sinema tekniği ve anlayışı gereği aşırı uzun ve gereksiz sahneler, dşyaloglar olmasa günümüze göre bile mükemmel olabilirmiş ama tabii dönem farkı... kullanılan bir çok teknik "oha o zamanlar bunu nasıl yapmışlar yaa" dedirten filmdir.
mesela tabutun kapaının ipler görünmeden uçarak kapanması, drakula nun dişlerinin uzaması gibi daha bir çok önemli ve imkansız gibi görünen sahne vardır filmde... drakulayı oynayan aktörün her yerinden karizma akmaktadır ayrıca bu filmde... mecburende olsa siyah beyaz olması zaten güzel olan setlere ayrı bir hava katmaktadır... filmin en büyük ve neredeyse tek eksisi sayılabilecek şey ise drakula nın öğlen saatlerinde etrafta dolaşabilmesi sayılabilir ki buda maddi ve lojistik destek yetersizliği dolayısıyla dışarıda ışık kullanılamadığı için gün ışığı gerektiği için olabilir. kısaca her sinema severin arşivinde buluınması gereken bir filmdir kendisi.